31 Mayıs 2016 Salı

BABA OLMANIN HEYECANI

 Doğar,büyür,yaşlanır ve en nihayetinde de ölürüz.Bu süre zarfında istediğimiz ya da istemediğimiz o kadar çok unvan vardır ki (amca,dayı,abi,arkadaş,enişte,)vs... gibi.Sonunda ne olduğunuzu sizde şaşırırsınız.Takdir edersiniz ki en önemlisi ve kıymetlisi tamamen isteğe de bağlı olan babalık hissini tatmak.
          Belki çok az bir süre kaldı bu hissi yaşamam için ama beklemek bile ayrı heyecanlandırıyor insanı.Sorumluluğun artması,fazla iş yükü falan filan hepsi fasa fiso BABA oluyorum lan var mı ötesi.Güzel duygu be...Çok başındayım ama hayırlısıyla güzel olacak.

Oğluşumla yaramazlık yapmak,onunla koşmacalar,saklambaçlar oynamak,fenerbahçemizin maçlarına gitmek,kısacası onun başarılı ve hayırlı bir insan olması için bütün enerjimizi harcayacağız.Gerçi hepsine değecek eminim.Baba olacak olmanın heyecanını sona yaklaştıkça daha derinden yaşamak ayrı bir deneyim ve mutluluk emin olun.İsteyen herkesin hayırlı bir Baba olması dileğiyle,görüşmek üzere.

27 Mayıs 2016 Cuma

İstanbul da yağmur...

      İstanbul da yağmur, çile midir? keder midir?yoksa çok mu romantik bir doğa olayı mıdır bilemedim.Aslında yağmurun toprağa karışmasından doğan kokuyu herkesin sevdiğini düşünüyorum.Buda İstanbul da yağmuru bu açıdan düşünürsek acısıyla,tatlısıyla,yağmuruyla İstanbul işte.Gerçi toprak mı kaldı ki güzelim şehirde üstüne yağmur düşsün de koksun.Yine de güzeldir İstanbul da yağmurlu Kız Kulesi manzaraları.Başkadır Adaları İstanbul'un toprak kokulu yağmurlarında.
 Bütün hepsinin bir anlamı olması için beraber yağmur altında yürüyebileceğiniz birisinin olması da şart hani.En romantiğinden. :)Ne olursa olsun ne demiş üstat,
Şişede İstanbul,masa İstanbul
Yürüsek yürüyor,dursak duruyor,şaşırdık
Bir yerde o,bir yanda ben,orta da İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün,anladım
Nereye gidersen,git orası İstanbul...

 Ne güzel demişsin be usta...

25 Mayıs 2016 Çarşamba

HAYATIMIZDAKİ ÇİZGİ FİLMLER

                  Bazen korkmak,bazen ağlamak,gülmek ya da ne bileyim işte az da olsa hayallerimizdeki kahramanlarla vakit geçirmek iyi geliyor olsa gerek insana.Kısacası duygularımızı yoğun bir şekilde yaşama biçimidir film izlemek.
Çocukluğumuzun çizgisidir film izlemek.Tom'un Jerry'ye olan aşkı mı yoksa açlığa olan aşkı mı kazanacak bilemedik ama keyifle izledik en renkli çizgiler içerisinde.Gölgeler gücünü Temel Reis'in ıspanağından mı yoksa He-man'in kılıcından mı alıyor düşünmedik bile.Hiç düşünmeden yedik ıspanağı Temel Reis mi ya da He-man mi olacağız diye.
Yeri geldi uslu çocuk olmadık mı Şirinler'i görmek için.Ha ha ha haftaya kadar beklemedik mi Vikingler için.Hepsinin yeri de tadı da ayrı tabiki.Animasyonların gelişi de güzel oldu gerçi.
   Nemo'nun tenekeye dokunmasıyla başlayan macerası,enteresan bir takım olan buz devri tayfasının çocuğu babasına verirkenki yaşadığımız duygu patlaması,koskoca ejderhaların eğitilerek dize getirilmesi hepsi bir yana Kung Fu'nun bir panda tarafından bize anlatılması ilgimizi baya çekmişti doğrusu kabul edin.
                 Hayatınızın bahsettiğim çizgi filmler kadar renkli geçmesi dileğiyle.Umarım sevmişsinizdir...  to be continued...

24 Mayıs 2016 Salı

Fantastik Film

Hayallerimizin ekrana yansımasıdır Fantastik Film.Rüyalarımızın beyaz perdede vücut bulmuş halidir.
Bu filmlerde uçarız,bu filmlerde ölümsüz oluruz.


Belki kimse tayt giymek istemez ama  :) kurşun geçirmeyen bir kahraman olmak kulağa hiçte kötü gelmiyo. Aman ha bu yazıyı okuyup camdan falan uçmaya kalkmayın..:)
      Fantastik Film hayallerimizi uç noktalara taşımayı vaat etse de ya da sadece para için yapıldığı düşünülüyor olsa da,iyisiyle kötüsüyle SÜPER KAHRAMANLARı hep severek izlicez...
                                                           
                                                                                                              TO BE CONTINUED...
 

Bir Salı sabahı...








Birisini sevmekle gelen o inanılmaz hoş görünün gücü azaldığında,ayrıntılar bile batar insana...